Yeni bir suikast teşebbüsü - Emin Pazarcı (Bugün Gazetesi)

Günlerdir ya Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanını tartışıyor, ya da Hrant Dink cinayetini konuşuyoruz. Sürekli olarak cinayetin sırrını çözecek yeni bir "kara kutunun" gözaltına alındığını yazıyoruz. Ancak, her seferinde içleri boş çıkıyor! Bu arada, ülkenin çok önemli meseleleri ile pek ilgilendiğimiz yok...

Günlerdir ya Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanını tartışıyor, ya da Hrant Dink cinayetini konuşuyoruz.
Sürekli olarak cinayetin sırrını çözecek yeni bir "kara kutunun" gözaltına alındığını yazıyoruz. Ancak, her seferinde içleri boş çıkıyor! Bu arada, ülkenin çok önemli meseleleri ile pek ilgilendiğimiz yok...

Oysa, Türkiye'de yeni bir suikast planlanıyor ki, binlerce insanı vuracak! Tarım Bakanı Mehdi Eker, geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin damızlık hayvan ticaretine koyduğu kısıtlamaların kalkacağını söyledi. Sebebine gelince... Türkiye'de süt işleyen yerli ve yabancı sanayiciler öyle istiyorlar. Bu ülkede işleyebilecekleri yeteri kadar süt bulamadıklarını söylüyorlar.
Bu yüzden de damızlık hayvan ithalinin serbest bırakılması için Hükümet'e baskı yapıyorlar. Bunların sayıları 10'u geçmez. Üstelik, söyledikleri de doğru değil! Üreticiye ödedikleri çiğ süt fiyatlarının biraz yükseldiği 2004 yılında da tersini söylüyorlardı. "Süt üretimi fazla, biz bu sütü ne yapacağız" diye feryat ediyorlardı.
Devletin süt teşviki için ödediği resmi rakamlar ortada. 2004 yılında 2 milyon ton kayıtlı süt vardı. 2006'da bu rakam 4,5 milyon tona çıktı. Kayıtlı süt üretimi yüzde yüzün üzerinde arttı. Olsun ne fark eder... Onlar için gerçekler ve rakamlar değil, elde edecekleri karlar önemli! Böyle bir tabloya rağmen, "süt yok, bulamıyoruz" diye bağırabiliyorlar.
Çünkü, işin içinde iş var! 2004 yılında, üretici bir torba yemi 17 milyona alıp, çiğ sütün litresini 500 bin liraya satıyordu. Bugün bir torba yem 22 milyona çıktı, çiğ sütün litresi de 450 bin liraya düştü. Üretici ciddi şekilde sıkıntıda. Sanayici, üreticiden aldığı süt fiyatına zam yapmak zorunda. Çünkü, bu şartlarda Türkiye'de süt hayvancılığı yapmak mümkün değil. Sanayici ise, eline cebine atmak yerine Ali Cengiz oyunu yapıyor!..
Dün, "Türkiye'de süt çok fazla, bu sütü işleyecek kapasite yok" diye fiyatları düşürmüştü. Bugün de "süt bulamıyoruz" feryatlarıyla ithalatın önünü açmak istiyor. İthal hayvan getirtip, üretim miktarını artırmak ve bedavaya süt satın almak istiyor. Meselenin özü bu! Ankara Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliği Başkanı Cengizhan Yorulmaz'ın, yaptığı açık çağrı meseleyi bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor: - Süt bulamayan bana gelsin, istediği miktardaki sütü kapısına kadar götürüp teslim edeyim.
***
Hayvan ithalatının önü açıldığında olacaklar belli... Bu hayvanları üretici satın alıp Türkiye'ye getirmeyecek. 1996 yılında yapılan ithalatta olduğu gibi yine sanayiciler devreye girecek. Devlet bankalarından aldıkları kredilerle Türkiye'ye damızlık sığır getirecekler. Devletin parası ile bu ülkenin üreticilerini vuracaklar. Bir taşla iki kuş birden avlayacaklar: 150 bin sığır ithal edip, tane başına 200 Avro kazansalar, ceplerine 30 milyon Avro para girecek.
Süt fiyatları daha da düşecek ve ölü pahasına süt alıp işlemeye devam edecekler. Yerli süt sığırcılığı ölecek. Geçmişte olduğu gibi ithal edilen hayvanların büyük bölümü kasaplara gidecek. Besi hayvancılığı da büyük darbe yiyecek. İşin en önemli tarafı da... Geçmişte yapılan ithal operasyonları gibi bu işin tüketiciye hiçbir faydası olmayacak. Ortaya çıkan rant birkaç kişi arasında bölüşülecek.
***
Günlerdir uğraştığımız Hrant Dink cinayeti, süt ve et sığırı yetiştiren binlerce insana yönelik bu planlı suikast karşısında hafif kalır! Damızlık sığır ithalatının serbest bırakılması, bu ülkedeki binlerce insanı öldürecek.
Yerli üretici, hayvanlarını satıp, amele pazarının yolunu tutacak. Zaten büyük bir sıkıntı olan iç göç daha da artacak. Onların yerini yabancı ortaklı büyük hayvancılık işletmeleri alacak. Pek çok alanda olduğu gibi hayvancılıkta da dışa bağımlı hale geleceğiz.
Zaman içinde istedikleri gibi piyasa oluşturacaklar. Zam üstüne zam yapacaklar. Ama kimin umurunda... Kim takar ülkenin ve ülke insanının geleceğini? Önemli olan bazılarının bu sayede ceplerini doldurup, kârlarına kâr katmaları...
Gerisi onlar için hikâye!

Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak Sayın Emin PAZARCI ' ya konuya göstermiş olduğu ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

Tüm Haberler
 BİZE ULAŞIN
ADRES :
Fatih Mahallesi 1101. Sokak No:7, Efeler / AYDIN, TÜRKİYE
Konumu Göster
TELEFON :
0 (256) 211 30 14
FAKS :
0 (256) 211 40 09
SOSYAL MEDYA :
https://twitter.com/ADSYB_
 ADSYB DÜVE İŞLETMESİ
ADRES :
Alamut Mah. Alamut Sokak No:884, 09760 Bozdoğan / AYDIN, TÜRKİYE
Konumu Göster